İşitme kaybı çoğu zaman yavaş ilerlediği için başlangıçta fark edilmesi zor olabilir. Televizyonun sesini giderek artırma ihtiyacı, kalabalık ortamlarda konuşmaları ayırt etmekte zorlanma veya sık sık “tekrar eder misiniz?” deme ihtiyacı erken belirtiler arasında yer alır. Bu belirtiler hafife alındığında sosyal ve iletişimsel zorluklar artabilir.
Özellikle telefon görüşmelerinde karşı tarafı net duyamama ya da ince sesleri (kapı zili, kuş sesi gibi) fark etmeme durumu da önemli işaretlerdendir. İşitme kaybı yalnızca duyma seviyesini değil, beynin sesi işleme kapasitesini de etkileyebilir.
Erken dönemde yapılan bir işitme testi, sorunun derecesini net olarak ortaya koyar. İşitme kaybı tespit edildiğinde doğru zamanda müdahale edilmesi, ilerleyen dönemde oluşabilecek iletişim problemlerinin önüne geçer.
Kişiye özel planlanan işitme çözümleri sayesinde hem sosyal yaşam hem de günlük iletişim konforu önemli ölçüde iyileştirilebilir. Bu nedenle belirtiler fark edildiğinde gecikmeden uzman değerlendirmesi önerilir.